FRÄNKISCHE Türkiye web sitesini açtı
Dijital Baskı Teknikleri
Termal Oteller ile Doğanın Nimetlerinden Faydalanın
PR Ajansları ile İşinizi Yükseltin
Bu haber 30 Ocak 2015, Cuma 23:02 tarihinde eklendi. 1274 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili

İlk kez “titremeli felç” olarak isimlendirilen Parkinson hastalığı, beyin pili ile kader olmaktan çıkıyor. Gömleğini ilikleyemeyecek kadar zor durumda olan Parkinson hastaları beyin pili ile bu sorunlarından kurtuluyorlar.
Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili

Parkinson Hastalığı Nedir?

 

Parkinson hastalığı, beynin alt kısmında yer alan gri cevher adı verilen çekirdeklerin bozukluğundan kaynaklanan bir sinir sistemi hastalığıdır. Parkinson genellikle orta yaş grubunda görülür. Adını ilk kez 1817 yılında bu hastalığı titremeli felç olarak tarif eden James Parkinson’dan alır. Parkinson, ilerleyici ve tedavisiz iyileşemeyen bir hastalıktır.

Parkinson hastaları kendilerine bu teşhis konulduktan sonra en az 20 yıl veya daha fazla süre bu hastalıkla yaşamını sürdürmek zorundadır. Parkinson hastalığının tamamen kaldırılması veya önlenmesi için tam bir tedavi malesef henüz mümkün değildir. Fakat buna karşın doktorlar hastalığı kontrol altına almaya yönelik tedaviler üzerine odaklanmışlardır.

Normal olarak bir insan beyninin belli bölgelerinde dopamin üreten beyin hücreleri vardır. Bu hücreler beyinde substabsiya nigra adı verilen bir alanda yoğun halde bulunurlar. Dopamin, bu alan ile vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgleri arasında mesaj ileten bir kimyasaldır. Bu kimyasal, insanların akıcı ve koordine hareket etmesini sağlar. Fakat bazı bünyelerde dopamin üreten hücrelerin %60-%80’i kaybedildiğinde yeterli miktarda üretim olmaz ve bu durum Parkinson hastalığının ilk adımıdır.

 

Parkinson Hastalığının Nedenleri ve Belirtileri

 

Parkinson hastalığı, kişiye özel bir hastalıktır. Parkinson hastalarının çoğunun ailesinde daha önce bu hastalık görülmemiştir.

Parkinson, genetik yatkınlıkla ortaya çıkmaktadır. Yani anne, baba veya aileden herhangi biri Parkinson hastası olmasa bile kişinin genetik örgüsünden kaynaklı yatkınlıklar meydana gelmektedir. Bugün yapılan genetik çalışmalar gösteriyor ki, bazı genlerde meydana gelene değişiklikler Parkinson hastalığına sebep olabilmektedir.

 Yaklaşık olarak hastaların %10’u bu hastalıklı geni doğrudan anne ya da babadan almaktadır. Hastalık genellikle orta yaşta görülse de, genç yaştaki hastaların %50’si çekinik gen ile bu hastalığa yakalanabilmektedir.

 Parkinson hastalığı temelde hareketlerde yavaşlama, kollarda ve bacaklarda oluşan sertlik ve özellikle titreme ile kendini gösteren bir hastalıktır. Bu hastalığın en temel niteliği, kendini vücudun bir tarafında ağırlıklı olarak göstermesidir. Yani titreme genellikle tek elle başlar. Zamanla aynı taraftaki bacağa sıçrar. Daha sonra ise karşı ele geçer ve yayılır. Titremeler uyurken kaybolur. Sinirlilik durumu ve yorgunluk, titremeleri arttıran faktörlerdir. Vücuttaki sertlik ve katılık ise boyun kaslarından başlar. Daha sonra bel kemiği bu durumdan etkilenir ve bel hafifçe öne eğilir. Diz, kalça ve kol eklemleri de bükük bir hal alır. Hasta küçük adımlarla yürümeye başlar, sendeler, çok çabuk yorulur ve saatlerce oturur. Konuşması monotonlaşır ve kelimelerin son hecesini tekrarlama isteği doğar. Yazı yazarken normal başlar fakat gittikçe yazısı küçülür ve okunmaz hal alır. Yüzde donuk ve anlamsız ifade oluşur, mimikler kaybolur. Hastanın cildi yağlanır ve hastaların yaklaşık %40’ında bunama görülür.

 

 Parkinson Hastalığının Tedavisi

 

 Parkinson rahatsızlığı olan hastaların yaklaşık %80-85’i başlangıçta uygulanan tedaviye iyi cevap verirlerse uzun süre ilaç tedavisi ile hayatlarına sorunsuz bir şekilde devam edebilmektedir. Fakat aradan zaman geçtikçe ve hastalık ilerledikçe ilaç tedavisi ne yazık ki yetersiz kalmaktafır. İlaçların yetersiz kaldığı yerde ameliyat seçeneğine başvurulur. Parkinson hastalığında ameliyat gerektiğinde iki çeşit müdahale vardır. Eğer hastalıkta elde edilen bulgular tek taraflı ise, lazere benzeyen bir yöntemle yakma tekniği uygulanabilir. Eğer bulgular iki taraflı ise ve hasta yerinden kalamayacak kadar kötü durumdaysa beyin pili tekniğine başvurulmaktadır.

 

 Parkinson Hastalığının Tedavisi; Beyin Pili

 

 Her 300 kişiden birinde görülen Parkinson hastalığı, beyin pili ile hastalık olmaktan çıkmaktadır. Özellikle hastalığı ilerlediği dönemlerde uygulanan beyin pili yöntemi ile hastalar Parkinson’un başladığı ilk yıllara geri dönmüş olurlar.

 Beyin pili, Parkinson hastalığının tedavisinde en önemli alternatif  olarak kabul edilmektedir. Beynin içinde tespit edilmiş sorunlu bölgeye iki elektrot yerleştirilir. Cilt altından geçirilen uzatma kabloları ile beyin pili bu iki elektrota bağlanır. Daha sonra bilgisayar aracılığıyla hastaya iyi gelecek frekanslar elektrotlara gönderilir. Bu ameliyatın büyük bir kısmında hasta uyanık kalmaktadır. Hastanın uyanık olması, beyindeki sorunlu hücrelerini tespitini kolaylaştırmaktadır.

 Beyin pilinin ömrü, hastadan hastaya değişse de genel olarak 7-8 yıldır. Bu pil şarj edilememektedir. Doktorlar hastalarına geceleri uyurken titremenin durması sebebiyle pilleri kapatmalarını önermektedirler. Böylece pilin ömrü uzatılabilir. Bittiğinde ise yaklaşık yarım saatlik bir ameliyat ile değişimi yapılabilmektedir.

 

Beyin pili ameliyatlarının tüm masrafları SGK tarafından karşılanmaktadır. Sosyal güvencesi olmayan kişiler içinse bu ameliyat 15-20 bin lira arasında değişmektedir.

 

 Beyin Pilinin Avantajları ve Yan Etkileri

 

 Beyin pilleri, kontrol edilebilen elektronik cihazlardır. Bir yan etki görüldüğünde veya hasta memnun kalmadığında ve bir problem yaşarsa pil başka bir ayara alınabilir. Ayrıca bu gibi durumlarda pili kapatmak ve çıkarmakta söz konusu olabilmektedir.

 İleri derecedeki Parkinson hastaları için umut olan beyin pili elbette yan etkileri olabilecek bir yöntemdir. Fakat bu yan etkiler çok düşük derecededir. Genellikle; mikrop kapma, beyin kanaması, bataryanın cilt altına kayması, kabloların kopması, çıkması, konuşma zorluğu, yürüme zorluğu ve nadiren depresyon ve davranışsal bozukluklar yan etkilerinden sayılabilmektedir.

 Beyin pili, hastalığın kesin çözümü değildir. Hastalar, hastalığın ilk başladığı evrelere dönmüş olurlar. Ameliyat sonrası ilaç kullanmaya devam etmeleri gerekir.

 

Beyin Pili Takan Hastaneler

http://www.beyinpilim.com/

 

DMCA.com Protection Status
Yazdır Paylaş
Diğer Haberler
Sitemizde nelere ağırlık vermemizi istersiniz?
Röportajlara
Şirket haberlerine
Kampanyalara
EN SON YORUMLANANLAR

haber